On yıl masanın öbür tarafındaydık.
Medya planlama tarafında on yıldan fazla çalıştık. Raporların nasıl hazırlandığını, hangi sayının nasıl okunması gerektiğini içeriden biliyoruz. Artık aynı bilgiyi sizin tarafınızda kullanıyoruz.
Gösterilen ile gerçek.
Sunumlarda en sık gördüğümüz altı kalıp ve her birinin aslında ne anlama geldiği.
“Kampanya 48 milyon kişiye ulaştı.”
Erişim ve GRP etki değildir. Ucuz gösterim çok olur; iş sonucuna katkısı ayrıca kanıtlanmalı.
“Dijital ROAS 8 kat.”
Her platform dönüşümü kendine yazar. Meta + Google + TV toplandığında satışın %150'si “atfedilmiş” çıkar. Çift sayım düzeltilmeden ROAS anlamsızdır.
“Kampanyadan sonra satışlar %20 arttı.”
Artımsallık testi (holdout ya da coğrafi deney) yapılmadıysa bu bir korelasyon. Çoğu zaman o dönemde sezon zaten yükseliştedir.
“Bütçenin tamamı birinci sınıf envantere gitti.”
Bonus ve added-value gösterimler teslimatı şişirir. Dikkatin ve görünürlüğün düşük olduğu alanlar raporda “ekstra değer” diye geçer.
“Modelimiz kanal katkısını net veriyor.”
Güven aralığı verilmeyen kapalı kutu bir MMM, tahminden ibarettir. Zaman aralığı ve değişken seçimi sonucu istenen yöne çekebilir.
“Post-buy raporu hedeflerin tutturulduğunu gösteriyor.”
Medyayı planlayan ekibin aynı medyayı “ölçmesi” çıkar çatışmasıdır. Kimse kendi ödevine zayıf not vermez.
Bağımsızlık bizim için ne demek?
Mecra satmayız, almayız
Komisyonumuz yok. Hangi kanalın işe yaradığını söylerken kaybedecek bir çıkarımız da yok.
Gelirimiz ölçümden gelir
Gelirimiz bütçenin büyüklüğüne bağlı değil. “Daha çok harca” demek için bir teşvikimiz yok.
Kendi ödevimizi notlamayız
Planı kuran biz değiliz; bu yüzden ölçüm de bağımsız kalır. Sonuç ne çıkarsa onu söyleriz.
Aynı bilgi, artık sizin lehinize.
O sunumları biz de hazırladık, hangi sayının nasıl sunulduğunu biliyoruz. Bugün aynı bilgiyi markalar adına kullanıyoruz.
Raporlarınızı bir de bizden dinleyin.
30 dakikalık bir görüşmede mevcut ölçüm kurulumunuza bağımsız bir gözle bakalım.